Saç dökülmesi - Alopesi

Saç dökülmesi - Alopesi
Saç dökülmesi - Alopesi

Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Alopesi: Anormal saç dökülmesine bakış

Saçlarımız döngüler halinde büyür, ve herhangi bir zamanda saç köklerinin bir kısmı yeni saçlar üretmeye hazırlanmak üzere dökülme evresine girer. Normal bireyler hergün bir miktar saç kaybederler.  Eskiden yapılan varsayımlar normal saç dökülmesinin günlük 100-150 saç teli arasında olduğunu söylemekteydi ancak son çalışmalar gösterdi ki bu rakam günlük 35-40 saç teline daha yakın. Bu demektir ki normal saç döngüsü için hergün bir miktar saç dökülmesi yaşamanız gerekmektedir.

Burada bahsedeceklerimiz ise normal saç dökülmesi değil , anormal saç kaybı yani alopesi. Alopesi genelde 3 formda karşılaşılmaktadır.
Androgenetik alopesi
Alopesi Areata
Postpartum Alopesi

Alopesi türlerinin karakteristik özellikleri aşağıdaki gibidir.

Androgenetik Alopesi:

Androgenetik alopesi , alopesinin en sık karşılaşılan formudur ve genetik, yaş ve hormonal değişikliklerin kombinasyonu saç folikülünde değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler terminal saçların ( kalın saçlar diyelim ) zamanla vellus saçlar ( ince tüyler ) haline gelmesine neden olurlar. Bu durum ergenlik döneminde ve sonrasında başlayabilir, en çok da 40lı yaşlarda görüşmektedir.

35′li yaşlarda, kadın ve erkeklerin yüzde 40′ı farklı derecelerde saç dökülmesiyle karşı karşıya kalırlar. Erkeklerde androgenetik alopesi önlerde ve kafanın arka kısmındaki saçlarda incelme şeklinde görülür ve genişleyerek ilerler. Androgenetik alopesi erkeklerde görüldüğünde buna erkek tipi saç dökülmesi denmektedir.

Kadınlarda angrogenetik alopesi, genel olarak kafanın tamamında saçlarda incelme ve seyrekleşme şeklinde görülür.

Alopesi Areata:

Alopesi areata vücudun otoimmün ( özbağışıklık sistemi ) sisteminin birden saç föliküllerine saldırması rahatsızlığıdır. Alopesi areatanın neden olduğu saç dökülmesi kafada ve vücudun herhangi bir bölümünde parçalar halinde kılların dökülmesine neden olur ve bu durum vücuttaki bütün tüylerin dökülmesine kadar gidebilir. Alopesi areata kadınlarda ve erkeklerde görülebilir ve herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, ancak genellikle çocuk yaşlarda belirtileriniz gösterir. Erkeklerde , yüzde 10′luk bir kesimde alopesi areata yüzdeki tüm tüylerin yokolmasına neden olmaktadır.

Alopesi areata tüm dünya halkının yüzde 1.7’sini etkileyen bir rahatsızlıktır. Kafanın bir bölümünde tutam halinde saçlar dökülebilir, tekrar normal şekilde uzayabilir, sonra tekrar dökülebilir. Dökülen bölümlerin yerleri zamanla değişebilir, bir bölümdeki saçlar tekrar normal olarak uzarken diğer bölümlerde saçlar dökülebilir. Bazı bireyler alopesi areatanın ufak bir alanda başladığını, sonra birden sıçrayarak diğer alanlara yayıldığını gözlemlemekteler.

Alopesi areata yaygın bir rahatsızlık olmasına rağmen, birçok insan tarafından bilinmemekte, hayati tehlikesi olmamasına rağmen , ara sıra ortaya çıkması ve tekrarlama eğilimi rahatsızlığı yaşayan insan üzerinde psikolojik problemlere neden olmaktadır. Bireyin yaşamına ve okul, iş, ve sosyal hayatına darbe vurabilmektedir.

Postpartum Alopesi ( ve Telojen Effluvium):

Diğer yayın alopesi türlerinden biri portpartum alopesi, gebelik sırasında yaşanan hormonal değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bu değişiklikler saç foliküllerinin büyüme fazlarında oynamalarına neden olmaktadır. Genellikle gebelik döneminde bu değişikliklerin çok az belirtisi gözlemlenir,  bebeğin doğumundan 3 ila 9 ay sonra agresif bir saç dökülmesi yaşanabilir. Yeni anne için oldukça travmatik bir durum olmasına karşın dökülen saçların büyüme döngüsü doğumdan sonraki bir sene içerisinde normal seyrine kavuşmaktadır.

Postpartum alopesi ile bağlantılı olan alopesinin bir formu olan telogen effluvium, anormal sayıda saç folikülünün telojen ( dinlenme ) fazına geçmesidir. Telogen effluvium normalin on katı olan sayıları günde 400′e varan saç dökülmesine neden olur.  Telogen effluvium‘un neden olduğu saç dökülmesini belirlemek saçların yüzde 25′i dökülene kadar çok zordur. Telogen effluvium stres ile tetiklenebilmektedir.


Yorum Bırakın