Günümüzde pek çok erkek erken yaşta saç dökülmesinden şikayet eder oldu. Saç dökülmelerinde kişiler genelde kışın üşüme yazın ise güneşten rahatsız olurlar bu şikayetler doğrultusunda doktorlarına başvurmaktadırlar.
Eski kültürlere dayanan saç, ölümsüzlüğün sembolü olarak belirtilmiştir. Günümüzde ise saç güzelliğin en önemli unsurlarından kabul edilmiştir. İnsanlar da saçlar sahip olduğumuz canlılık, cildimizde yaşadığımız organizmanın canlılığı ile ölçülmektedir. İlk olarak genetik sebepler olmak üzere hormonsal bozukluklar, stres, kimyevi maddeler, beslenme bozukluğu, uyku bozukluğu ve bazı hastalıklar saç dökülmesi faktörlerinin ilk sıralarında gösterilir.
Saçların yapısını incelersek kratin adında bir maddeyle sertleştirilmiş hücrelerden oluşan melenin doku az veya çok renklendirilmiş silindir görünüme sahiptir. Sertleşmiş bu hücreler yumuşak bir eksenin etrafını çevirirken saç kılı deri altındaki yağlı bir kesecikten çıkarak oradan beslenmektedir. Bu keseciklere SEBUM denilen bir tür yağ üreten yağ bezeleri açılır. Saçların tümüne beslenmesi için yağ sağlayan bezler açılmaktadır. İnsanın saçlarında görülen kısımlar dayanıklı iken cilt altında kalan kısımlar dayanıksız ve güçsüzdür.
Saçlar genel olarak ayda bir cm uzamaktadır. Uzama 4 yıl veya daha fazla sürebilir. Daha sonra saç telleri düşer ve doku dinlenme sürecine girer. Daha sonra bu süreç bittikten sonra saç teli tekrar çıkmaya başlar. Bir kişide ortalama 100-150 bin saç teli vardır. Eğer günde 50 – 100 saç teli dökülüyorsa bu normaldir. Eğer bu dökülmeler fazla ise genetik ya da sağlık probleminden kaynaklanıyor olabilir.
Saç renkleri ve yapıları kalıtımsal özellikler taşır. Kişinin yaşı ilerledikçe saç özelliği veren pigment miktarları azalır. Bu yüzden önce saç açılması daha sonra saç beyazlaşması meydana gelir.